El Ele, Gönül Gönüle
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4



Düzgün Baba

Tunceli’nin Nazmiye ilçesinin Zargovit tepesinde esas ismi Şah Haydar olup Düzgün isminin nerden alındığı tüm çıplaklığıyla anlatmak istiyoruz.

Asıl ismi Haydar olan DüzgünBaba, Düzgün ismini nerden alıyor?

Haydar bir gün kış ayında kar diz boyundayken zemheri ayında keçilerini otlatmaya götürüyor. Keçiler karnı doymuş bir şekilde dönüyorlar. Babası olan Seyit Mahmut Hayrani bunu merak eder ve Haydar'ı takip etmeye başlar. Bakar ki elindeki asayı hangi ağaca vuruyorsa ağaçlar yeşilleniyor ve keçiler o filizlerden yiyip karnını doyuruyorlar. O esnada keçinin bir tanesi ürküyor. "Hey mübarek hayvan! Babam Seyit Mahmut Hayrani'yi mi gördün de bu kadar ürktün?" diyor bir dönüp bakıyorki babası kendini takip ediyor. Babasına ismiyle hitap ettigi için kaçıyor ve bir kayalığa sığınıyor. "ALLAH’ım ben nasıl babama ismiyle hitap ederim? ALLAH’ım beni sır et!" diyor ve orada sır oluyor. Babası aradan epey bir zaman geçtikten sonra elçi gönderiyor ve birazda azık koyuyor Haydar’a götürmeleri için. Bakıyorlar ki her taraf kar kış, Haydar'ın olduğu yer yem yeşil ve azığı oraya bırakıp ardına bakmadan dönüp geliyorlar. Babasına diyorlar ki Haydar'ın durumu düzgün. Baba işte düzgün baba ismini buradan alıyor.

Düzgün Baba'dan bir keramet de anlatmak istiyorum:

Bir gün kış aylarından ocak ayıydı. Gönlüm Hacı Bektaşi Veli Sultan'a gitmek istedi. Ve Ankara Mamak Boğaziçine indim. Hiç bilmediğim bir şahıs beni arabasına aldı. "Ali Rıza, ben de Hacı Bektaş'a gitmek istiyorum. Hadi beraber gidelim" dedi. Ve beni Hacı Bektaşi Veli'ye getirdi. Orda türbeyi beraber ziyaret ettik ve hayli bir geç zaman olmuştu, hava kararmak üzereydi. Ve gözümün önünde yeşil bir ışık şeklinde gökyüzüne süzüldü. Gökyüzüne süzülürken de üç defa "Ben Düzgün Babayım!" diye haykırdı. Şefaatleri üzerimize olsun. ALLAH cümlemizi şefaatlerinden ayırmasın.

Düzgün Baba'nın bir makamı da Çorum Karacuma köyünde bulunmaktadır. Bir gün evde yatarken bir düş gördüm ve bütün erenler evliyalar, erenler denen bir mevkide toplanmış içlerinden biri "Bak!" dedi, "Ali Rıza, benim de burada makamım olsun, çünkü burada yatan erenler sultan benim atamdır. Benim de burada bir makamım olsun" diye bana söyledi. "Erenler!" dedim, "Siz kimsiniz? Biz Seyit Mahmut Hayrani'nin oğulları Düzgün Babayız. İmam Musa Kazım'ın evlatlarındanız ve arzulayıp da dilekleri kabul olup Tunceli’ye gelmek isteyenler ve durumu olmayanlar burayı da ziyaret edebilir" ve kalktım ki düş görmüşüm. "Bismillahirrahmanirrahim" dedim, yerimden kalktım şükür ettim "YARABBİ"dedim, "Düzgün Baba'nın bir makamı da Çorum'da var". Ve elleri kolları sıvayıp o makamı yaptık. Yapanlardan da yardımcı olanlardan da ALLAH razı olsun.

Değerli canlar! Çorum'da Düzgün Baba’nın da bir makamı bulunmaktadır.

ALLAH cümlemizi onun şefaatinden ayırmasın. Tunceli'ye gidemeyenler Karacuma'daki makamı ziyaret edebilir. Ve bu makam, erenler olarak bilinen yerdedir.

Ziyaretçi İstatistikleri

0027147
Bugün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Bütün Günler
12
171
362
1271
5572
5838
27147

Tahmini Bugün
192

6.70%
36.63%
10.84%
1.54%
0.10%
44.18%

IP Adresin:54.198.60.39